Ana Sayfa 0216 565 15 16
0552 242 38 84
0552 242 38 84
Sepetiniz
İçin Tıklayın
Dijital Baskı Afiş Pankart Fiyatları  
Krom Sarı Makam Direği ve Özel Makam Bayrakları  
Plaj Bayrağı Fiyatları  
elabayrak
  Bayrak Çeşitleri Ela Bayrak Ürünler
bayrak okları
Bayrak İmalatı
bayrak okları
Firma bayrakları
bayrak okları
Şirket bayrakları
bayrak okları
Gönder bayrakları
bayrak okları
Dernek bayrakları
bayrak okları
Kırlangıç Bayrak
bayrak okları
Ülke bayrakları
bayrak okları
Özel Bayraklar
bayrak okları
Kutulu Bayrak
bayrak okları
Türk Bayrağı
bayrak okları
Masa Bayrağı
bayrak okları
Sopalı Bayrak
bayrak okları
Belediye Bayrakları
bayrak okları
Makam Bayrakları
bayrak okları
Benzinlik Bayrakları
bayrak okları
Yatay Çekilen Bayraklar
bayrak okları
Tse Bayrağı ıso Bayrakları
bayrak okları
Üçgen bayrak
bayrak okları
Kamu bayrakları kurum bayrağı
bayrak okları
Bez Afiş / Pankart / Dijital Baskı
bayrak okları
bayrak ilgili bilgiler
bayrak okları
Plaj Bayrağı
bayrak okları
Olta Bayrağı
bayrak okları
L Bayrak Plaj Bayrağı
bayrak okları
Damla Bayraklar
bayrak okları
Osmanlı bayrakları
bayrak okları
Hotel / Motel / Otel Bayrakları
bayrak okları
Telalı Makam Bayrağı
bayrak okları
Spor Bayrakları
bayrak okları
Taraftar Bayrakları
bayrak okları
Takım Bayrakları
bayrak okları
Kulüp Bayrakları
bayrak okları
Maç Bayrakları
bayrak okları
Takım Bayrak & Bayrakları
bayrak okları
Araç Konvoy Bayrağı
bayrak okları
Seçim bayrakları / Parti bayrakları
bayrak okları
Siyasi Lider Posterleri
  Flama Ürünleri
bayrak okları
Flama
bayrak okları
Kırlangıç Flama
bayrak okları
Düz Flama
bayrak okları
Üçgen Flama
bayrak okları
Flamalar
bayrak okları
Okul Flaması
bayrak okları
Özel Flamalar
bayrak okları
Fırfırlı Flamalar
bayrak okları
Takdim Flamaları
bayrak okları
Yuvarlak Flamalar
bayrak okları
İpe Dizili Flamalar
bayrak okları
Meydan Flamaları
bayrak okları
Hotel / Motel / Otel Flamaları
  Dijital Baskı lı Ürünler
bayrak okları
Dijital Baskı
bayrak okları
Dijital Afiş
bayrak okları
Dijital flamalar
bayrak okları
Dijital Posterler
bayrak okları
Dijital Bayraklar
bayrak okları
Dijital Bayrak
bayrak okları
Dijital Masa Bayrağı
bayrak okları
Branda,Vinil Baskı,Branda Baskı Pankart Baskı,Afiş,Delikli Branda
  Atatürk posteri Ürünlerimiz
bayrak okları
Atatürk Posteri
bayrak okları
Atatürk Posterleri
bayrak okları
Atatürk Resimleri
bayrak okları
Atatürk Portresi
bayrak okları
Atatürk Fotoğrafları
bayrak okları
Renkli Atatürk resimleri
bayrak okları
Atatürk Bilgisi
  Makam Masa Direkleri
bayrak okları
Masa Direkleri
bayrak okları
Makam Direkleri
bayrak okları
Tekli Masa Direği
bayrak okları
İkili Masa Direği
bayrak okları
Üçlü Masa Direği
bayrak okları
Dörtlü Masa Direği
bayrak okları
Beşli Masa Direği
bayrak okları
17 li Türk Devletleri Seti
bayrak okları
27 li Türk Devletleri Seti
bayrak okları
T Masa Direği
bayrak okları
L Masa Direği
  Ülke Bayrakları
bayrak okları
Abhazya Bayrağı
bayrak okları
Afganistan Bayrağı

    İLETİŞİM BİLGİLERİ

Ela Bayrak Üretim Satış ve Dağıtım

Hamza Yerlikaya Bulvarı
Cumali Sok No:1:A
Dudullu / Ümraniye / İstanbul
Tel:
+90 216 565 15 16 pbx
+90 216 565 10 16

bayrak@elabayrak.com

www.elabayrak.com





    EDİTÖRDEN ÜRÜNLER

  • Spor Bayrakları
  • Maç Flamaları
  • Kulüp Flamaları
  • Takım Flamaları
  • Spor Flamaları
  • Taraftar Flamaları
  • Maç Flama
  • Kulüp Flama
  • Takım Flama
  • Spor Flama

  •     ÜRÜN TANITIMLARI

  • bayrak imalatı tanıtım
  • Tokat Bayrak Fiyatları tanıtım
  • yelken bayrak reklam tanıtım
  • Tespih dolabı tanıtım
  • Tıre Bayrak Fiyatları tanıtım
  • Koçak Çevre Banner Roll Up Resimleri tanıtım
  • ofis türk bayrağı tanıtım
  • Termal Bayrak Fiyatları tanıtım
  • masa üstü bayrak tanıtım
  • türk bayrağı a4 tanıtım
  • Tekman Bayrak Fiyatları tanıtım
  • Cami faaliyet panosu tanıtım
  • Tekırdag Bayrak Fiyatları tanıtım
  • toptan bayrak tanıtım
  • Koçak Çevre Banner Roll Up Nerede tanıtım
  • branda baskı tanıtım
  • Tarsus Bayrak Fiyatları tanıtım
  • branda reklam fiyatları tanıtım
  • Taraklı Bayrak Fiyatları tanıtım
  • Cami duyuru panosu 8A4 kapasiteli tanıtım
  • en güzel bayrak fotoğrafları tanıtım


  • elabayrak

    Ana Sayfa > 17 li Türk Devletleri Seti > Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri
    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri Fiyat listesi

    Bayrak Fiyatı için Tıkla

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri
    Bu ürün 1812 kere izlenmiştir.

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Hazret-i Mevlâna, 30 Eylül 1203?de Horasan?ın Belh şehrinde doğdu. Babası Sultanu?l-ulemâ diye bilinen Bahaeddin Veled, annesi Harzemşahlardan bir prenses olan Mü?mine Hatundur.

    Bahaeddin Veled, ilimde, hilimde ve hitabette Belh insanın manevi yöndenistenilen kıvama getirmeye çalışmıştır. O?nu sevmeyenler halk üzerindeki bu engin tasarrufunu çekememiş, ?yerinizi alacaktır? gerekçesi ile kendisini padişaha şikayet etmişlerdi. Dünya malında gözü olmayan büyük veli, dedikoduya meydan vermeden, bir cuma sabahı Belh şehrini aile efradı ve birkaç müridi ile terkeder. Ne var ki, Belh?in bu mânâ sultanının ayrılışından sonra, Belhliler ve Sultan ailesi Moğolların istilâsına maruz kalacak ve bu dargınlığın ağır faturasını canları ile ödeyeceklerdir.

    Bahaeddin Veled?in ilk konakladığı yer Nişabur olmuştur. Orada devrin büyük mutasavvıfı Feriduddin Attar, Sultan?ul-Ulemâ?yı karşılamış ve delikanlılık çağında bulunan Mevlâna Celâleddîn?in de bulunduğu bir sohbet yapmışlardı. Hazret-i Mevlâna bu sohbetten çok istifade etmiş, Feriduddin Attar?ın dikkatini çekerek yeni yazmış olduğu ?Esrarnâme? adlı eserinin bir nüshasının kendine hediye edilmesine muvaffak olmuştur.

    Daha sonra Bağdat?a gidilmiş, bundan sonra da Mekke ve Medine?ye gidilerek Hac farizası yerine getirilmiştir. Sultan?ul-Ulemâ Bahaeddin Veled Hazretlerinin gönlü, ?Rum diyarı? ismi ile maruf Anadolu?da idi. Nitekim bu istek gerçekleşti. Yola tekrar Hicaz Bölgesi?nden revân olunup Larende?ye kadar gelindi. Anadolu?nun bu şirin mıntıkasında Mevlâna Celâleddîn, Gevher Hatun?la evlendi.

    Yıl 1219... Selçuklular?ın başına dünya ve âhiret sultanı diyebileceğimiz madde ve mânâ eri bir hükümdar gelmiştir. Alâeddin l. Keykubat Larende?den Sultan?ul-Ulemâ?yı aile efradı ve mürîdânı ile beraber Konya?ya davet etmiş ve Konya?ya yerleşmesine vesile olmuştur. Burada Alâeddin l. Keykubat, Sultan?ul-Ulemâ Bahaeddin Veled hazretlerine mürid olmuştur. 12 Ocak 1231 yılında ise yine burada Sultan?ul-Ulema, Allah?ın rahmetine kavuşmuştur.

    Bu zamana kadar babasının tedrisatında ve mânevî terbiyesinde yetişen Hazreti Mevlâna bundan sonra babasının halifelerinden Seyyid Burhaneddîn Hazretleri?nin terbiyesi ile yetişmiştir. Esasen Mevlâna?nın hayatında üç büyük irşad ehlinin olduğunu görürüz. Bunlardan birisi ve ilki, çocukluk ve delikanlılık dönemlerinin yanında geçtiği kendi öz babası Sultan?ul-Ulemâ Bahaeddin Veled Hazretleri; ikincisi nefis tezkiyesinde onu çok ciddi bir gönül adamı yapacak, nefis merdivenlerinden yükselebilmesi için engin bir çileye sokacak olan büyük mürşid Seyyid Burhaneddin Hazretleri, üçüncüsü, aşk ülkesindeki vuslat kapısı Şems?dir. Diyebiliriz ki Mevlâna?nın mânevî hayatındaki cenin dönemi babasıyla; çocukluk, gençlik, delikanlılık dönemi Seyyid Burhaneddin?le; aşk dönemi ise Şems-i Tebrizî ile geçmiştir.

    Seyyid Burhaneddin Hazretleri, Bahaeddin Veled?in metoduna göre, devamlı oruç ibadeti ile Hazreti Mevlâna?ya nefsini tezkiye ettirmiştir. O?na göre (ve gerçek de odur ki) ârifin kalbindeki marifet nurunun ortaya çıkıp parlayabilmesi için açlık şarttır. Seyyid Burhaneddin Mevlâna?ya bunu yaptırmıştır. Mevlâna o kadar yükselmiştir ki, Konya?dan ayrılıp Kayseri?ye yerleşmek isteyen mürşidi Seyyid Burhaneddin?e gönül etmiş, bindiği katırı bu nazla devirerek mürşidinin ayağının kırılmasına sebep olmuştur. Seyyid Burhaneddin Hazretleri de, ayağı kırılmasına rağmen, bu istidatlı talebesine kızması gerekirken tatlı bir tebessümle yanındakilere ?Bizi Celâleddîn göndermiyor? diyerek  geri dönmüştür.

    Ne var ki, Kayseri?ye gitmeye kararlı olan Seyyid Burhaneddin bir müddet sonra ?bir postta iki arslan oturmaz? gerekçesiyle Konya?dan ayrılmıştır.

    Mevlâna?nın bundan sonra Şems-i Tebrizî ile karşılaşıncaya kadar hayatı medresede talebelerine ders vermek, halkı ikaz ve irşad etmekle geçmiştir.

    Günlerden bir gün, Konya?ya alışılmamış tipte meczup bir veli gelmişti. Adı Şems-i Tebrizî. Kâinatın her zerresinde, mahlukatın her cinsinde, duran ve hareket eden her maddede Allah?ın tecellisini gören bu zat o kadar kendinden geçmişti ki, nazar ettiği her noktanın yanmaması mümkün değildi. O, bütün bakışlarında aradan çekilir, âlemi seyredinin kim olduğunu gayet iyi bilirdi.

    Ve nihayet beklenilen an gelmiş, Mevlâna, medresesinden çıkmıştı. Kendine doğru ilerleyip atının yularını tutan o ulu kişi, kendi kadar güzel bir soru soruyordu bu mânâ erine. Nazarı, Hazreti Mevlâna?nın yüz hatlarında geziyor ve dudakları şu cümleyi söylemekle meşgul oluyordu: ?Söyler misin  bana, ?Seni tanıdım? diyen Beyazıd-i Bestâmî mi büyük, yoksa ?Yâ Rabbi seni layıkıyla tanıyamadım? diyen Hazret-i Muhammed (sav) mi?? Hazret-i Mevlâna bu tatlı ve ağır soruyu bir mânâ padişahı olduğunu ifade edercesine şöyle cevaplandırıyordu: ?Hiç şüphesiz ?Seni layıkıyla tanıyamadım? diyen Hazreti Muhammed, ?Seni tanıdım? diyen Beyazıd?den çok büyüktür.? Şems, bu tecelli karşısında bir sayha atıp kendinden geçer. Bundan sonra iki ezelî dost, kimin kime mürid kimin kime mürşid olacağı belli olmayacak bir tarzda müştereken vahdet şerbetini içmeye başlamışlardır.

    Her  zaman olduğu gibi ?vecd? ve ?aşk?ın insan üzerine bıraktığı çekicilik vasfı yanında bu mutlak kıymeti kaybedeceği endişesiyle halkta kıskançlık dönemi başlar. Nitekim bu iki dost arasındaki muhabbet neticesinde de böyle olmuştur. Onları saran vahdet sarhoşluğunun yanında halkın dedikodusu da artmıştır. Şems?in kararlı tutumu, Mevlâna?nın teslimiyeti dış âleme bütün kapıları kapamıştır.

    Öyle bir devre başladı ki, Mevlâna, bütün dost ve arkadaşlarından ve Konya?nın ileri gelen zevâtından ayrılmış, medresesinde Şems ile birlikte sır kabuğuna çekilmişti. Bu hal zamanın insanını harekete geçirmiş, ?Şems denilen bu adam gelip Mevlâna?mızı elimizden aldı? diye halk arasında dedikodular yayılmıştı. Bu dedikodular Şems?in aniden Konya?dan ayrılmasına sebep olmuştur.

    Mevlâna, derin hasret ateşleri içinde kıvranırken cemalinde her an Hakk?ı seyrettiği mürşidini aramaya koyulmuştu. Konya?ya gelip gidenden mecnun misâli ?Şems, Şems!? diye soruyor, uçan kuşlardan haber arıyordu. Esasen bu arayış ve yanış Şems?in muhabbetinde yok oluştu. Mevlânâ?nın kemâli için bu ateş günden güne büyüyor, ikinci bir vuslat için sakin bir okyanus zemini halini alıyordu.

    Beklenilen haber Konya?da yayılmaya başladı: ?Şems Şam?da.? Haberi alan Mevlâna derhal oğlu Sultan Veled ile birkaç müridini birçok hediyelerle beraber Şam?a gönderir. Şam?da ahşap bir binanın loş odasında karşısındaki şahısla muhabbet eden Şems, gelenlere ilgi duymamış intibaını veren bir tavır alır. Sultan Veled, ruhundaki engin terbiye ile büyük velinin eline dudağını ve alnını kavuşturur ve ?Sultanım önceden çıkan bütün dedikodular için Konya?nın eşrafı ve bütün halkı özür beyan ediyor ve yüce şahsınızı Konya?ya davet ediyorlar.? der. Bu sözlere de rağbet göstermeyen Şems,Sultan Veled?i duymazlıktan gelir, muhabbetine devam eder. Ve gözünü parlatacak, ruhunu sonsuzluk ülkesine kadar yüceltecek sevgilisinin davet teklifini, Hak sözden başka bir söz duymayan kulağıyla işitir; Sultan Veled, ?Efendimiz! Bütün bunların yanında sizi en az sizin kadar seven babam Mevlâna sizi Konya?ya davet ediyor.? der. Bu en güzel davet Şems?i Konya?ya uçurmuştur.

    ?Şems geliyor!? diye istikbâl için Konya?nın eşrafı ve halkı sokaklara dökülmüş, na?tlar, kasideler, ilâhiler ve Kur?ân-ı Kerim okunmaya başlanmıştı. İki Hak dostu yine karşı karşıyaydı. Mevlâna bu ezel ve ebed mânâ büyüğünü medresesine getirmiş ve onun için mutevazi bir köşe hazırlamıştır. Bu yolculukta Şems Sultan Veled?e mânevî sırlarını verdiğini ifade ediyor. Hazreti Mevlâna, mürşidi Şems?i, kendi terbiyesinde yetiştirdiği evlatlığı ve müridesi Kimya Hanımla evlendirir. Artık Şems tamamen Konya?lı olmuştur.

    Bir süre sonra bu iki ezelî dostu çekemeyenler, dedikodu kazanını kaynatmaya başladılar. Mevlâna?yı kemâle erdiren Şems?in şehadeti yaklaşmıştı. Bir gece medresenin etrafını sarmışlar, Mevlâna ile derin vahdet sohbetinde iken onları vahşet plânları ile bu denî âleme çekmişlerdi. Kapı çalınır ve Şems istenir. Gece karanlığında kapıyı açarak karanlığa karışan Şems, bir sayha atarak ortadan kaybolur. Şems?in sadece yerde birkaç damla kanına rastlanır. Bu hadise 1247 senesi Aralık ayının bir Perşembe gecesi olmuştu. Rivayetler Şems?in o gece şehit olduğunda kuvvet kazanıyor.

    Bu devreden sonra Mevlâna artık yalnızdır. Ah-ı enîn ile günleri ve geceleri geçirir. Baştan başa aşk vadisi olan meşhur Mesnevî?sini bu dönemde kaleme almıştır.

    Şems?in ahirete rıhletinden sonra onun ölümüne inanmak istemeyen Hazreti Mevlâna sanki her zaman gelecekmiş gibi bir bekleyiş içindedir. O da Şems?in şehadetini bilmesine rağmen varlığının her zerresine nüfuz eden Şems?in muhabbetini bu arayışla tatmin ediyordu.

    Gördüğü her varlıkta, işittiği her ses ve sözde Şems vardı. Şems bir ayna olmuş, o aynada Mevlâna kendini seyretmeye koyulmuştu. Mevlâna ?Ben o, o ben; onunla aramızda bir fark yoktur!? diyerek bu ilâhî gerçeği ifade etmeye çalışıyordu. Mevlâna bütün  gecelerini kendi gönül âlemindeki Şems?in varlığı ile değerlendiriyordu ve bu gecelerde 7-8 gazel birden yazabiliyordu. Bu gazellerde önce ?Hâmuş? mahlasını kullanmış, daha sonra da doğrudan doğruya Şems?in adını söylemişti.

    Mevlâna?nın bundan sonraki irşad döneminde Kuyumcu Selahaddin isminde büyük bir veliye rastlıyoruz. Diğer yetiştirdikleri arasında oğlu Sultan Veled, Emir Süleyman, Çelebi Hüsamettin gibi büyük zevâtın olduğunu da görüyoruz.

    Mevlâna devrin büyüklerinden olan Muhyiddin-i Arabî?nin evlâtlığı Sadreddin-i Konevî ile de sohbet etmiştir.

    Zaman ilerledikçe Mevlâna?nın varlık ağacı (vücudu) zayıf ve nahif bir hale gelmişti. Hattâ bir gün hamamda solgun teni altında ortaya çıkan kemiklerine bakarak: ?Bütün ömrümde kimseden utanmadım fakat şu zayıf vücudumdan utanıyorum; zira o bana çok hizmetlerde bulundu, bense ona istediği gibi bakamadım.? demişti.

    Mesnevî?nin yazılması bitmiş ve artık Hakk?a  yürüme zamanı da gelmişti. Son gazellerinde de, Mutlak Varlık?a bir an evvel kavuşma isteğinin heyacanı dalgalanıyordu.

    Yıl 1273... Maddenin ve mânânın kış mevsimi idi. Büyük velinin rıhlet zamanı geldi. Konya?da depremler, ardı arkası kesilmeyecek şekilde çoğalmıştı. Gene bir gün deprem olmuş, yer yerinden oynamıştı... Mevlâna o gün; ?Korkmayınız; yerin karnı acıktı; şu günlerde yağlı bir lokma istiyor. İnşaallah muradına çabuk vasıl olur da siz de üzüntüden kurtulursunuz!? buyurdu. Bu depremden birkaç gün sonra ağır bir ateşle yatağa düşen Hazreti Mevlâna bütün Konya?nın havasını üzüntüye garketmiş, onları firkat gözyaşları ile başbaşa bırakmıştı. Son gece Hazreti Mevlâna yatağından hafifçe doğruldu ve oğlu Sultan Veled?e ?Veled oğlum ben iyiyim artık. Git yat. Biraz dinlen.? dedi. Sultan Veled istemeyerek itaat etti. Mevlâna arkasından son gazelini okuyor, Çelebi Hüsamettin de kaleme alıyordu.

    ?Biz geceleri ta sabahlara kadar sevda dalgaları arasında bocalar dururuz. İstersen gel bağışla bizi istersen gel cefa et bize.?

    ?Bir dert ki, ölümden başka devası yok. Ben nasıl olur da bu derde deva bul derim.?

    ?Ben o padişah değilim ki, tahttan ineyim de tabuta bineyim. Benim tabutumun yazısı ebedîliktir.?

    diyen Hazret-i Mevlâna, son sözleri arasında 17 Aralık 1273 pazar günü sevgilisine kavuşmuştu.

    www.elabayrak.com tıklayarak görebilirsiniz



    Öneri Formu

    Adınız Soyadınız*
     
    Sizin Email Adresiniz *
     
    Arkadaşınızın Email Adresi *
     
    Mesajınız *
     
    Güvenlik Kodu
     

    Yorumlar

    Yorum Yaz »

     
    Bu Ürüne Yorum Yapılmamış

    Yorum Yaz

    Ad Soyad
     
    Email
     
    Yorum
     
    Güvenlik Kodu
     

    Hata Bildir

    Ad Soyad*
     
    Email *
     
    Konu *

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri sayfası ile ilgili

     
    Hata Mesajınız *
     
    Güvenlik Kodu
     

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri Fiyat listesi

    Mevlana Celaddin-i Rumi - Türk Büyükleri Fiyatları

    Ela bayrak Fiyat listesi

    Etiketler

    Benzer Ürünler

    Ak Hun İmparatorluğu Masa Bayrak
    Batı Hun İmparatorluğu İpe Dizili Flamalar ve Bayraklar
    Uygur İmparatorluğu Afişler ve Pankartlar
    Hazar İmparatorluğu L Masa Flaması
    Osmanlı İmparatorluğu L Masa Flaması
    Harzemşahlar Devleti Gönder Flaması ve Bayrakları
    Hazar İmparatorluğu Konvoy Flaması
    Timur Devleti Banner Roll Up
    16 lı eski türk devletleri bayrağı
    Büyük Hun İmparatorluğu İpe Dizili Flamalar ve Bayraklar
    Büyük Hun İmparatorluğu T Masa Flaması
    Batı Hun İmparatorluğu Çerçeveli Resimler
    Batı Hun İmparatorluğu Bina Boyu Flamalar ve Bayraklar
    Hazar İmparatorluğu Saten Makam Flaması
    Ak Hun İmparatorluğu Saten Makam Flaması
    Hazar İmparatorluğu İpe Dizili Flamalar ve Bayraklar
    Gazneliler Devleti Çerçeveli Resimler
    Karahanlılar Devleti Plaj Bayrağı ve Yelken Bayrağı
    Karahanlılar Devleti Çerçeveli Resimler
    türk büyüklerine ait devlet bayrak ve resim
    Babür İmparatorluğu Saten Makam Flaması
    Karahanlılar Devleti L Masa Flaması
    Türkiye Cumhuriyeti Çerçeveli Resimler
    Ak Hun İmparatorluğu Afişler ve Pankartlar
    Karahanlılar Devleti Makam Flaması
    Göktürk İmparatorluğu Banner Roll Up
    Batı Hun İmparatorluğu Afişler ve Pankartlar
    Batı Hun İmparatorluğu Üçgen Bayrak ve Flamalar
    Büyük Hun İmparatorluğu Sopalı Bayrak ve Flamalar
    Ak Hun İmparatorluğu Çerçeveli Resimler
    17 li Türk Devletleri Seti Ahşap Eski Türk Devletleri bayrağı
    Ak Hun İmparatorluğu Kırlangıç Flama Bayrak
    Büyük Selçuklu İmparatorluğu Masa Bayrak
    Osmanlı İmparatorluğu Tekli Masa Bayrağı
    Ak Hun İmparatorluğu Saçaklı Takdim Flamaları
    Timur Devleti Konvoy Flaması
    Altınordu Devleti Masa Bayrak
    Babür İmparatorluğu Yatay Çekilen Flamalar ve Bayraklar
    Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tekli Masa Bayrağı
    Ak Hun İmparatorluğu Banner Roll Up
    Timur Devleti Gönder Flaması ve Bayrakları
    Avar İmparatorluğu Plaj Bayrağı ve Yelken Bayrağı
    Türkiye Cumhuriyeti Tekli Masa Bayrağı
    Büyük Hun İmparatorluğu Konvoy Flaması
    Timur Devleti Üçgen Bayrak ve Flamalar
    Babür İmparatorluğu L Masa Flaması
    Büyük Selçuklu İmparatorluğu Konvoy Flaması
    Osmanlı İmparatorluğu Plaj Bayrağı ve Yelken Bayrağı
    Gazneliler Devleti Konvoy Flaması
    Babür İmparatorluğu Banner Roll Up
    Ela Bayrak Üretimi Satışı ve Dağıtımı E-mail : bayrak@elabayrak.com

    Hamza Yerlikaya Bulvarı Cumali Sok No:1:A -Dudullu / -Ümraniye- / İstanbul

    Tel: 0216 565 15 16 (pbx) - 0216 565 10 16


    Ela Bayrak Üretimi Satışı ve Dağıtımı E-mail : bayrak@elabayrak.com
    bayrak
    flama
    bayrakçı

    Hesap Numaralarımız

    Web Tasarım
    kosgel.net
    elabayrak.com
    bayrak ela
    Teslimat & İade
    Ela Bayrak +90 - (0216) 565 15 16 +90 - (0216) 565 10 16
    elabayrak
    Ana Sayfa
    elabayrak
    Site Haritası
    bayrakçı
    Öneri
    flama
    Katalog
    türk bayrağı
    Fiyat listesi
    bayrak
    Bayrak Nedir
    bayrak
    Genel Bilgi   
    Bayrak Ela Bayrak
    Olta bayrağında Kampanya
    elabayrak.com
    elabayrak Anasayfa elabayrak
    elabayrak
    elabayrak Bayrak Direği Ölçüleri elabayrak
    elabayrak.com
    ela bayrak Türk Bayrağı bayrakçı
    elabayrak.com
    ela Atatürk posteri koşgel
    bayrak referansları
    bayrak ölçüsü Referanslar bayrak rengi
    kırlangıç bayrak
    bayrak bayileri Bayilerimiz bayilerimiz
    bayrak fiyatları
    bayrak ücretleri Fiyat Listesi bayrak resmi
    bayrak direği
    bayrak siparişi Sipariş Formu bayrak satın al
    bayrak iletişim
    bayrak satışı İletişim flama imalatı
    takım bayrakları
    bayrak ucuz bayrak ucuz bayrak
    ucuz flama
    bayrak imalatı